Thursday, May 31, 2012
Sabrın sonu ne güzel, ne mühim evet..
Öğrenmek beklemeyi, azmetmeyi, gün saymayı..
Yine de keşke zaruri olmasa, hevesler bayatlamadan olacaklar olsa...
Bizim bu dünyadan öğrendiğimiz sabır değil, korkudur..
Korkmaktan göremez olduk, kalplerimizde bin kat nasır..
Bak artık acımıyor, demek en büyük meziyet, en büyük kalkan;
Korkudan rengin solan benliğimize...
Monday, May 28, 2012
Dedi ki, esasen bugün aldığımız övgü, sevgi, ilgi; birkaç kısa zaman idare edermiş bizleri..
Mesele geçmişte, en eskide, çocukluktaymış sahiden..
Sevilmediğini düşünüyorsan, ilgi noksanlığı duyuyorsan, özgüveninle kavgalıysan ve saire..
Eski ve belki de hatırlamadığın an'larından sana mirastır.. diye de ekledi..
Onları temizlemeden, bugün ki sende istediğin değişimi, dönüşümü, uyumu
yakalamak pek zormuş..
Püff....
Şimdi de bu'nu düşüniyim biraz..
Mesele geçmişte, en eskide, çocukluktaymış sahiden..
Sevilmediğini düşünüyorsan, ilgi noksanlığı duyuyorsan, özgüveninle kavgalıysan ve saire..
Eski ve belki de hatırlamadığın an'larından sana mirastır.. diye de ekledi..
Onları temizlemeden, bugün ki sende istediğin değişimi, dönüşümü, uyumu
yakalamak pek zormuş..
Püff....
Şimdi de bu'nu düşüniyim biraz..
Labels: EFT
Herkesin bir modu var hayatta,
zaman zaman dışına çıkıp, başka modları deneyip,
yine geri döndüğü..
Sarıldığı, sığındığı, kendini emniyette hissettiği...
Güvenli limanı, korunaklı barınağı..
Şimdi sana desem ki, iki kez yaşamak istiyorsan bu hayatı..
Zenginleşmek, gelişmek, büyümek..
Aşmak istiyorsan kendi boyunu..
O modla vedalaş bir süreliğine ama kısa olmasın..
Geri döndüğünde sevmiyor olacaksın o muhafazakar seni..
Sıkıcı gelecek eski sen..
Ömrüne bereket istiyorsan, statik halinden kurtul, aş kendini..
Bunu yapmadıkça dolmayacak o boşluk..
Anlaman da yetmiyor, yapmalısın..
İçindeki tembeli uyutup, yola çıkmalısın..
Benden söylemesi..
zaman zaman dışına çıkıp, başka modları deneyip,
yine geri döndüğü..
Sarıldığı, sığındığı, kendini emniyette hissettiği...
Güvenli limanı, korunaklı barınağı..
Şimdi sana desem ki, iki kez yaşamak istiyorsan bu hayatı..
Zenginleşmek, gelişmek, büyümek..
Aşmak istiyorsan kendi boyunu..
O modla vedalaş bir süreliğine ama kısa olmasın..
Geri döndüğünde sevmiyor olacaksın o muhafazakar seni..
Sıkıcı gelecek eski sen..
Ömrüne bereket istiyorsan, statik halinden kurtul, aş kendini..
Bunu yapmadıkça dolmayacak o boşluk..
Anlaman da yetmiyor, yapmalısın..
İçindeki tembeli uyutup, yola çıkmalısın..
Benden söylemesi..
Labels: muhafazakar, tembel
Saturday, May 26, 2012
Nasıl da sinsice sebep oldunuz, kendimiz olamama masalımıza..
Kalplerimiz basınçtan sıkışıp kalmış, aklın elinde uysal birer köle..
Aklımız zincirlerinizle paslanmış..
Eylemsizlik hakim tüm hayati sorularımıza..
Kendini bul, derken riyanızdan gözlerimiz kamaşmakta..
Ah şimdi tam şu anda hayatlarımızdan ellerinizi çekmenizi ne çok isterdim...
Oysa artık çok mu geç..
Çoktan sarhoş mu olduk, sözlerinizden..
Kafam boz bulanık..
Ama atacağım sizi, içimden..
Uyuşuk tüm ruhum..
Yine de savaşacağım sonuna dek..
Çünkü bu yarattığınız ben değilim.
Ruhumdaki tüm izleriniz ve siz..
Hayatımdan çıkacaksınız, pişmanlıkla...
Dönüyorum...
Gördükçe, bildikçe artıyor içimdeki boşluk ve korkular..
Seni saramıyorum..
Avutamıyorum, susturamıyorum..
Ruhumdaki lekeleri, ne yapsam yok sayamıyorum..
Wednesday, May 23, 2012
Sana söyleyecek sözlerim bitse.. Korkuların geçmiş olsa.. Kahkahaların anlam dolsa... Sorup durdukların bir son bulsa... Sonsuz huzur ölümde mi sadece.. Lütfen artık ya sadece güzel şeyler söyle ya da sus. İçimdeki ses..
Tuesday, May 22, 2012
Öyle uzaklardayım ki herşeye..
Buradan bakınca daha iyi görmüyorum hiçbirşeyi..
Hesap kitap işlerini bir kenara bıraktım..
Yeşil ve uzun yollardan geçerek sonunda yine kendime geldim..
Kendi sıcaklığım ve kokumla yüzleştim..
Yüzümü öteye çevirmek istesem de, mücadele ettim..
Gözlerimde öfke, hayal kırıklıkları ve acı vardı..
Okşadım..
Saçlarımı..
Göz kenarlarımdaki kırışıklıklar..
Saçlarımda beyazlar..
Ben..
Bu kadar geç kalmamalıydım..
Bu kadar çok kaçmamalıydım yüzleşmelerden..
Şimdi bir ağaç altına oturup, uzun uzun dinleyesim var..
Yıllarca susturduğum her bir sesi, sabırla dinleyip..
Öpesim var kendimi..
Gözlerimden..
Buradan bakınca daha iyi görmüyorum hiçbirşeyi..
Hesap kitap işlerini bir kenara bıraktım..
Yeşil ve uzun yollardan geçerek sonunda yine kendime geldim..
Kendi sıcaklığım ve kokumla yüzleştim..
Yüzümü öteye çevirmek istesem de, mücadele ettim..
Gözlerimde öfke, hayal kırıklıkları ve acı vardı..
Okşadım..
Saçlarımı..
Göz kenarlarımdaki kırışıklıklar..
Saçlarımda beyazlar..
Ben..
Bu kadar geç kalmamalıydım..
Bu kadar çok kaçmamalıydım yüzleşmelerden..
Şimdi bir ağaç altına oturup, uzun uzun dinleyesim var..
Yıllarca susturduğum her bir sesi, sabırla dinleyip..
Öpesim var kendimi..
Gözlerimden..
Wednesday, May 16, 2012
Mecburiyetten bazı şeyler..
Farkındasın...
Yorgan altında koca günü hiç etmekten kaçınman..
O işyerinde o bilgisayar başında hareketsiz geçen saatlerin..
Hep mecburiyetten..
Saçlarını boyaman, duş alıp mis gb kokman..
Kendine bir eş arayıp bir de minik yavru yapman..
Mecburiyetten..
Hayattaki tüm kutucuklara tick ler atmak için didinip duruyorsun..
Helak olduğunda tüm bunlardan..
Gözleri kapayıp uzaklaşma hissi ise
gerçeğin ta kendisi'nden..
Farkındasın...
Yorgan altında koca günü hiç etmekten kaçınman..
O işyerinde o bilgisayar başında hareketsiz geçen saatlerin..
Hep mecburiyetten..
Saçlarını boyaman, duş alıp mis gb kokman..
Kendine bir eş arayıp bir de minik yavru yapman..
Mecburiyetten..
Hayattaki tüm kutucuklara tick ler atmak için didinip duruyorsun..
Helak olduğunda tüm bunlardan..
Gözleri kapayıp uzaklaşma hissi ise
gerçeğin ta kendisi'nden..
Labels: Mecburiyet
Tuesday, May 15, 2012
Monday, May 14, 2012
Tanrı nerede? Tanrı her yerde..
Minicik bir kuşun sana bakan gözlerinde..
Heybetli bir dağın karla kaplı tepesinde..
Az kaldı, yola çıkacağım..
Anadolu'nun kalbine gidip uzun uzun yollar aşacağım..
Tabiatın her rengini giyinecek algım, bedenim..
El değmemiş günler geceler yaşayacağım..
Yıldızlara yakından bakıp mis havayı içime çekeceğim..
Ben yaşamı elden geçireceğim..
Tam beş gün sonra...........
Minicik bir kuşun sana bakan gözlerinde..
Heybetli bir dağın karla kaplı tepesinde..
Az kaldı, yola çıkacağım..
Anadolu'nun kalbine gidip uzun uzun yollar aşacağım..
Tabiatın her rengini giyinecek algım, bedenim..
El değmemiş günler geceler yaşayacağım..
Yıldızlara yakından bakıp mis havayı içime çekeceğim..
Ben yaşamı elden geçireceğim..
Tam beş gün sonra...........
Ruh susarsa beden konuşur(muş)..
Bastırılan herşey size geri döner diyor beyaz saçlı, sevecen adam..
Duygularınızı tanıyın ve ifade edin..
Çünkü ruh susarsa beden konuşur.. Hasta olur...
Bastırılmış öfke, pişmanlık, üzüntü, endişe..
Dışarı çıkmak için bedende yollar arar..
Kalbe gider, beyne gider, tene gider..
Usulünce söyleyin,
hep rahatta kalın..
Duygularınızı tanıyın ve ifade edin..
Çünkü ruh susarsa beden konuşur.. Hasta olur...
Bastırılmış öfke, pişmanlık, üzüntü, endişe..
Dışarı çıkmak için bedende yollar arar..
Kalbe gider, beyne gider, tene gider..
Usulünce söyleyin,
hep rahatta kalın..
Friday, May 11, 2012
Bugün geniş bir caddede, sağımdan solumdan insanlar akarken yürüdüm..
Hepsi ciddi, hepsi aceleci, hepsi pek havaiydi, doğrusu..
Şeytan dedi, yatır tek tek..
İçlerine bak, kalplerine..
Bu kadar da mükemmel olmanız,
olası değil..
Bir tuhaflık var sizde, bir insandan uzaklık?
Hepsi ciddi, hepsi aceleci, hepsi pek havaiydi, doğrusu..
Şeytan dedi, yatır tek tek..
İçlerine bak, kalplerine..
Bu kadar da mükemmel olmanız,
olası değil..
Bir tuhaflık var sizde, bir insandan uzaklık?
Duydun mu, Zola demiş ki; ömrümüzün sonuna dek hep aldanacakmışız..
Offf...
Yani biz o dersleri boşuna mı alıyoruz.
Yine hata yine başa dön, hizaya gir..
Üfff...
Hem kötü hem iyi..
Madem öyle..
Basalım gidelim, düşünmeden..
Ânı yakalamayı öğrenmek bu olsa gerek..
Yaşıyorum, tecrübelerimle kirletmeden yargıma varıp; adım atıyorum.
Ya iyi ya kötü..
İyiyse ne ala, kötüyse can sağlığı..
Nasılsa her an, her karar birinci el...
Hmmm...
Bu konu hakkında düşünelim biraz,
daha..
Offf...
Yani biz o dersleri boşuna mı alıyoruz.
Yine hata yine başa dön, hizaya gir..
Üfff...
Hem kötü hem iyi..
Madem öyle..
Basalım gidelim, düşünmeden..
Ânı yakalamayı öğrenmek bu olsa gerek..
Yaşıyorum, tecrübelerimle kirletmeden yargıma varıp; adım atıyorum.
Ya iyi ya kötü..
İyiyse ne ala, kötüyse can sağlığı..
Nasılsa her an, her karar birinci el...
Hmmm...
Bu konu hakkında düşünelim biraz,
daha..
Thursday, May 10, 2012
Şu dünyada mevzu bahsi en çok yapılan şey aşk ama,
ben şimdi Suriye'deki canlı bomba saldırısında ölen çocukları düşünüyorum..
Bizim günlük kısır düşlerimiz, çekişmelerimiz, huzursuzluklarımız süregiderken,
acının ve hayatın gerçekleri, küçücük bedenleri parçalıyordu
ve biz ölümüne susuyorduk!
ben şimdi Suriye'deki canlı bomba saldırısında ölen çocukları düşünüyorum..
Bizim günlük kısır düşlerimiz, çekişmelerimiz, huzursuzluklarımız süregiderken,
acının ve hayatın gerçekleri, küçücük bedenleri parçalıyordu
ve biz ölümüne susuyorduk!
Bak kuzu..
Çektiğin doğum sancıları boşa gitmeyecek, biliyor musun..
Ben de bilmiyorum ama öyle olur hep..
Sıkılır, bunalır, daralırsın..
Yüzünü ellerine gömüp tıkanırsın.
Sonra o ışık yanar; hayat, yeni süpriziyle sana göz kırpar..
İşte mucize odur..
Sakın 'enseyi karartma'..
Çektiğin doğum sancıları boşa gitmeyecek, biliyor musun..
Ben de bilmiyorum ama öyle olur hep..
Sıkılır, bunalır, daralırsın..
Yüzünü ellerine gömüp tıkanırsın.
Sonra o ışık yanar; hayat, yeni süpriziyle sana göz kırpar..
İşte mucize odur..
Sakın 'enseyi karartma'..
Wednesday, May 09, 2012
Cnm dünyam, adaletini seviyorum senin..
Geç geliyor diye sızlanıp duruyorum ama..
Birgün bir yerlerde beklemediğim anlarda olduruveriyorsun olmayacak sandığımı..
İşte o zmn yanaklarından sıkasım geliyor.. :)))
Geç geliyor diye sızlanıp duruyorum ama..
Birgün bir yerlerde beklemediğim anlarda olduruveriyorsun olmayacak sandığımı..
İşte o zmn yanaklarından sıkasım geliyor.. :)))
Tmm... Bu kadar da üstüme gelmene gerek yok..
Kendime yaptığım haksızlığı unutmak için çok çaba harcadım ben..
Duymamayı, unutmayı, susmayı öğrendim..
Şimdi tüm toplumsal kuralların hizasından çıkmadan uslu uslu oturmak
ve gözlerimi kapamak istiyorum, uzun uzun..
Kendime yaptığım haksızlığı unutmak için çok çaba harcadım ben..
Duymamayı, unutmayı, susmayı öğrendim..
Şimdi tüm toplumsal kuralların hizasından çıkmadan uslu uslu oturmak
ve gözlerimi kapamak istiyorum, uzun uzun..
Diyor ki, herşeyi de ölçüp biçme..
Başına gelebilecek süprizlerde, doğru karar alıp süreci yönetmeyi öğren..
Kontrol takıntısından uzaklaş..
Sana diyor, bana diyor..
Tüm tedbirleri alsan da, soru hep çalışılmayan yerden gelirmiş;
öğren, diyor..
Başına gelebilecek süprizlerde, doğru karar alıp süreci yönetmeyi öğren..
Kontrol takıntısından uzaklaş..
Sana diyor, bana diyor..
Tüm tedbirleri alsan da, soru hep çalışılmayan yerden gelirmiş;
öğren, diyor..
Tuesday, May 08, 2012
Şimdi, diyorlar ki, sen kadınsın..
İçinde yüzbinlerce yumurtan var..
Teorik olarak her ay bir tanesini dünyaya canlı olarak gönderecek mekanizman var..
İyi de bu...
Çok korkutucu değil mi?
İçinde yüzbinlerce yumurtan var..
Teorik olarak her ay bir tanesini dünyaya canlı olarak gönderecek mekanizman var..
İyi de bu...
Çok korkutucu değil mi?
Mevsimlerin gücü, Tanrının gücüdür...
Ruh halimize, bakışımıza bir renk, bir ışık, bir ses verir..
Şimdi yaz gelirken, bedenlerimiz hafiflemek ister..
Tüller gb uçuşmak ister...
Ruhumuz özgür kalmak, uzaklara gitmek ister..
Uzaklarda gezinip, yazdan payına düşeni almak ister..
Mutluluk ister, umutla dolup korkmamak ister..
Mevsimler, Tanrı'dan bir selamdır;
kıymetini bilmek ister..
Ruh halimize, bakışımıza bir renk, bir ışık, bir ses verir..
Şimdi yaz gelirken, bedenlerimiz hafiflemek ister..
Tüller gb uçuşmak ister...
Ruhumuz özgür kalmak, uzaklara gitmek ister..
Uzaklarda gezinip, yazdan payına düşeni almak ister..
Mutluluk ister, umutla dolup korkmamak ister..
Mevsimler, Tanrı'dan bir selamdır;
kıymetini bilmek ister..
İnsanın kendi duygularına tercüman olması dünyanın en zor işiymiş..
O duyguların sesini duymak için çok şey temizlemek gerekir, ondandır zorluğu..
3. gözleri, dış sesleri, tüm öğretilmiş resimleri silip; kendi duygu durumunla konuşmak,
büyük meziyet, büyük emek..
Etrafta o kadar çok ses var ki, içimiz ne söyler, ne ister; duymak, anlamak çok güçten de güç..
O duyguların sesini duymak için çok şey temizlemek gerekir, ondandır zorluğu..
3. gözleri, dış sesleri, tüm öğretilmiş resimleri silip; kendi duygu durumunla konuşmak,
büyük meziyet, büyük emek..
Etrafta o kadar çok ses var ki, içimiz ne söyler, ne ister; duymak, anlamak çok güçten de güç..
Monday, May 07, 2012
"Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.. " demiş Orhan Baba..
O günden beri düşünüyorum, benim hayatımın en mutlu anı ne, bulamıyorum!!!
Bulduğum bir anı var ama..
O an artık bana ait değil..
Ben kendi bedenimde ve kendi hayatımda isem;
bana ait en mutlu anı çalan kim? Şimdi nerede?
O günden beri düşünüyorum, benim hayatımın en mutlu anı ne, bulamıyorum!!!
Bulduğum bir anı var ama..
O an artık bana ait değil..
Ben kendi bedenimde ve kendi hayatımda isem;
bana ait en mutlu anı çalan kim? Şimdi nerede?
Labels: bilmiyordum., Hayatımın en mutlu anıymış
Evet bazen zor,
bazen imkansıza yakın...
Ama her gün, her an ömürden gidiyorsa;
beyne hükmedip; güzel şeyler düşünmeyi ve yapmayı bilmeli insan..
Umutsuzluk, olmadan oldurmak; peşin hükümler, varsaymalar; karamsar yargılar..
Başını eğdirip enerjini sömürse de..
Uyan ve gel kendine..
Olanı algılayış biçimin, seni yıkan şey..
Başkalarının yargıları, beğenileri, algıları..
Hangisini değiştirmen mümkün;?; kendine dahi hükmedemezken..
Artık canını acıtmasına izin vermemeyi öğrensen..
Kadere isyan boyutundan, kaderi merak boyutuna geçsen..
Omuzlarını kasıp yerinde kıvranmak yerine,
arkana yaslanıp kendi hayatını bir film gb seyretsen..
İnan dünya yine de dönmeye devam edecektir..
bazen imkansıza yakın...
Ama her gün, her an ömürden gidiyorsa;
beyne hükmedip; güzel şeyler düşünmeyi ve yapmayı bilmeli insan..
Umutsuzluk, olmadan oldurmak; peşin hükümler, varsaymalar; karamsar yargılar..
Başını eğdirip enerjini sömürse de..
Uyan ve gel kendine..
Olanı algılayış biçimin, seni yıkan şey..
Başkalarının yargıları, beğenileri, algıları..
Hangisini değiştirmen mümkün;?; kendine dahi hükmedemezken..
Artık canını acıtmasına izin vermemeyi öğrensen..
Kadere isyan boyutundan, kaderi merak boyutuna geçsen..
Omuzlarını kasıp yerinde kıvranmak yerine,
arkana yaslanıp kendi hayatını bir film gb seyretsen..
İnan dünya yine de dönmeye devam edecektir..
Biliyor musun, hayatta herşey mümkün..
Özellikle de olmaz, dediklerin..Sinsice karşına dikiliyor ansızın..
Alime en büyük ceza cahillerle soybetmiş..
Ah be güzel kardeşim, anlatsam da anlamayıp kendi ölçünle onu-beni ölçersin..
Pervasızca yargılar, kategorize edersin..
Ben bu dünyada hiç çekmedim,
bu sığlıktan çektiğim kadar..
("
Ah be güzel kardeşim, anlatsam da anlamayıp kendi ölçünle onu-beni ölçersin..
Pervasızca yargılar, kategorize edersin..
Ben bu dünyada hiç çekmedim,
bu sığlıktan çektiğim kadar..
("
Labels: Anladıklarınızdan değil, Ben, söylediklerimden sorumluyum
Geç zaman, git zaman..
Bazen koşmana ihtiyacım oluyor bazen mıh gb çakılı kalmana..
Bir kere de dinlediğini görmedim...
Püff..
Bazen koşmana ihtiyacım oluyor bazen mıh gb çakılı kalmana..
Bir kere de dinlediğini görmedim...
Püff..
Sunday, May 06, 2012
Saturday, May 05, 2012
Sana güvenebilir miyim..
Sana güvenseydim tam olarak, kimseye anlatmadığım hangi sırlarım çıkardı ortalara..
Kendimize dahi yeterince açık ve önyargısız değilken;
bazı insanlar vardır hayatlarımıza giren..
Ne söylesen dinlese, ne anlatsan anlasa..
İçini açıp, kıvrımlarını gösterip, derin derin söyleşmesi bal tadında...
Önyargısı, son yargısı yok..
Sadece anlama telaşında..
Özgürlükle, güvenle, sevgiyle..
Sana güvenseydim tam olarak, kimseye anlatmadığım hangi sırlarım çıkardı ortalara..
Kendimize dahi yeterince açık ve önyargısız değilken;
bazı insanlar vardır hayatlarımıza giren..
Ne söylesen dinlese, ne anlatsan anlasa..
İçini açıp, kıvrımlarını gösterip, derin derin söyleşmesi bal tadında...
Önyargısı, son yargısı yok..
Sadece anlama telaşında..
Özgürlükle, güvenle, sevgiyle..
Cnm ecel, güzel ecel..
İyinin kötünün, sabrın selametin, başarının hüsranın hep bi eceli var..
Muacceliyeti var..
Gün-saat gelmeden yalanmış herşey..
Düz duvara tırmanıp tırmanıp yere düşmek,
inatla yeniden denemek..
Günü-saati değilse ne beyhude iş...
Sevgili ecel, ölüme de, dirime de; en güzel vaktinde gel ki,
ortalık dağınık olmasın...
İyinin kötünün, sabrın selametin, başarının hüsranın hep bi eceli var..
Muacceliyeti var..
Gün-saat gelmeden yalanmış herşey..
Düz duvara tırmanıp tırmanıp yere düşmek,
inatla yeniden denemek..
Günü-saati değilse ne beyhude iş...
Sevgili ecel, ölüme de, dirime de; en güzel vaktinde gel ki,
ortalık dağınık olmasın...
Hıdırellez:Hızır ve İlyas peygamberin yeryüzünde buluşup darda kalanlara,isteği olanlara, zorluk çekenlere yardım ettiği rivayet edilen gün.
Friday, May 04, 2012
Thursday, May 03, 2012
Biliyor musun, beni okumuş olman heyecan verici..
Anlaşılmak hala büyük ihtiyaç..
Ve fakat okunmak anlaşılmayı garanti etmiyor..
Ulaşılmaz olmak istiyor insan, sonra farkedilmek..
Farket beni ama ulaşama..
Gizemlerimden nasiplen, ama çizgiyi geçme..
Kafam çok dolu bugün..
Beynimin kıvrımları acıdan uyuşuk..
Hissederek uyuşmayı bilirdim de
düşünerek uyuşma tam bir blokaj.......
Düş kalk, öğren; tekrar düş tekrar kalk..
Ve aynaya baktığında aynı karamsar sen'le karşılaş..
Takdir-i ilahi mi..
Kısır döngü mü..
Yoksa kör bir düğüm mü..
Bu başıma gelen..
Anlaşılmak hala büyük ihtiyaç..
Ve fakat okunmak anlaşılmayı garanti etmiyor..
Ulaşılmaz olmak istiyor insan, sonra farkedilmek..
Farket beni ama ulaşama..
Gizemlerimden nasiplen, ama çizgiyi geçme..
Kafam çok dolu bugün..
Beynimin kıvrımları acıdan uyuşuk..
Hissederek uyuşmayı bilirdim de
düşünerek uyuşma tam bir blokaj.......
Düş kalk, öğren; tekrar düş tekrar kalk..
Ve aynaya baktığında aynı karamsar sen'le karşılaş..
Takdir-i ilahi mi..
Kısır döngü mü..
Yoksa kör bir düğüm mü..
Bu başıma gelen..
Ağzına kadar dolduğunu hissettiğin gündeyim..
Stress dediğin bir yönetilemez, başına buyruk duygu..
Üstüme üstüme gelen bu yıkıcı güç beni devirecek..
Nefret, öfke, kaygı; tüm kötücül ve zararlı duygular..
Sizlerle mücadeleden yorgun düşmüş bir ömür..
Yeterin artık!!!
Stress dediğin bir yönetilemez, başına buyruk duygu..
Üstüme üstüme gelen bu yıkıcı güç beni devirecek..
Nefret, öfke, kaygı; tüm kötücül ve zararlı duygular..
Sizlerle mücadeleden yorgun düşmüş bir ömür..
Yeterin artık!!!
Wednesday, May 02, 2012
San'at, tiyatro, elden ele dilden dile..
Özel'leştirmeye çalışmanıza ne gerek vardı..
Tiyatro da sanat, zaten yeterince "özel" dir sn yöneten..
Zorlama kendini bu kadar..!
Özel'leştirmeye çalışmanıza ne gerek vardı..
Tiyatro da sanat, zaten yeterince "özel" dir sn yöneten..
Zorlama kendini bu kadar..!
"Hakkında herşeyi bilmek istiyorum?!"
Aşkın acısını alıp zehre dönüştüren zihninin oyunları...
Çaresiz hissettiğin, köşe bucak kaçtığın hayal kırıklıkları..
Geçmişin.. Sudan sebep ötelediğin eski sen..
Tüm yaşam, anlardan ibaret oysa..
Yoğunluğu arttıkça akılda kalıcılığı artan an parçacıkları..
Dönüp dönüp gittiğin, hala orda mı diye sorguladığın yaşam dilimleri..
Biriktirip biriktirip yerine yenisini koydukça harcadığın ucuz melodram kareleri..
Soğuk anlam dünyan..
Yakıcı aşk odacıkların..
Yaşanmayanlar, yaşanıp da doyulamayanlar..
Zehir, kana karıştıkça; hem öldürür hem hayat verir..
Para seni esir alır; sahiplik gönüllü kölesi yapar..
Aşk da bir teferruat olur..
Hayattan alınacak madalyalar arasında en önemsiz sırada;
boynu bükük ve acz içinde üstü özenle örtülür..
Çaresiz hissettiğin, köşe bucak kaçtığın hayal kırıklıkları..
Geçmişin.. Sudan sebep ötelediğin eski sen..
Tüm yaşam, anlardan ibaret oysa..
Yoğunluğu arttıkça akılda kalıcılığı artan an parçacıkları..
Dönüp dönüp gittiğin, hala orda mı diye sorguladığın yaşam dilimleri..
Biriktirip biriktirip yerine yenisini koydukça harcadığın ucuz melodram kareleri..
Soğuk anlam dünyan..
Yakıcı aşk odacıkların..
Yaşanmayanlar, yaşanıp da doyulamayanlar..
Zehir, kana karıştıkça; hem öldürür hem hayat verir..
Para seni esir alır; sahiplik gönüllü kölesi yapar..
Aşk da bir teferruat olur..
Hayattan alınacak madalyalar arasında en önemsiz sırada;
boynu bükük ve acz içinde üstü özenle örtülür..
Tatmin duygusu nedir bilir misin;
Hani şu azıcık kokladığın ve tam hissettiğin alanlardan çok anların olduğu..
Sorguladığın, onaylattığın; püff deyince sönüveren......
Doğru özne olmadıkça doğru bir senaryoda..
Bu sızı hep bi yerde hissettirecek kendini..
Ağır gelmeyeceğini bilsem "sen kimsin" derdim..
Gözlerime bakıp, kendini görsen..
Yüzleşmek için yarını beklemesen...
Keşke gerçek "sen"i o bedenin içinde daha fazla hapsetmesen..
Hani şu azıcık kokladığın ve tam hissettiğin alanlardan çok anların olduğu..
Sorguladığın, onaylattığın; püff deyince sönüveren......
Doğru özne olmadıkça doğru bir senaryoda..
Bu sızı hep bi yerde hissettirecek kendini..
Ağır gelmeyeceğini bilsem "sen kimsin" derdim..
Gözlerime bakıp, kendini görsen..
Yüzleşmek için yarını beklemesen...
Keşke gerçek "sen"i o bedenin içinde daha fazla hapsetmesen..
"I will take what is mine..."
Özgürleşmek adına yaptığın herşey..
Bir başkasının yargısına boyun eğdiğin ya da keyfini kaçırdığın yerde biter..
Referansın içe dönsün ve özgürleş, demek için artık çok geç..
Hücrelerinde sosyalizasyonun damıtılmış kanı dolaşırken..
Özgürlük ve sen, uzaktan bakışmaya dahi vakit bulamazsın(ız)..
Bir başkasının yargısına boyun eğdiğin ya da keyfini kaçırdığın yerde biter..
Referansın içe dönsün ve özgürleş, demek için artık çok geç..
Hücrelerinde sosyalizasyonun damıtılmış kanı dolaşırken..
Özgürlük ve sen, uzaktan bakışmaya dahi vakit bulamazsın(ız)..
Tuesday, May 01, 2012
Yüzleşmeler bazen erken bazen geç yapılınca anlamlı...
Doğru zamanı, eşref saatini bilmek/bulmak gerek..
Hayatı pervasız, kuralsız bir oyun gb görmek,
alabileceğin tadın en azını almak, demek..
Her güne uyandıkça, eskiyen bilgileri unutup yeniden başlıyoruz..
Aynı sarmalı tekrar tekrar yaşıyoruz..
Bir öyle bir böyle yorumlayıp günü güne taşıyoruz..
Cesaret sade korkmazlık değil..
Cesaret, korktuğunla yüzleşme, o sarmalı delip geçme;
başka ne yollar var görüp deneme gücünü kudretini ruhunda duyma demek..
Yüzleşeceğin zamanı doğru bilip aceleci ya da ihmalkar olmamak demek..
Bugün odaklandığın, ihtiyacın olan olsun..
Aslolanı yarına erteleye erteleye;
ruhunu sarartıp soldurmaya
hakkın(m)ız yok..
Doğru zamanı, eşref saatini bilmek/bulmak gerek..
Hayatı pervasız, kuralsız bir oyun gb görmek,
alabileceğin tadın en azını almak, demek..
Her güne uyandıkça, eskiyen bilgileri unutup yeniden başlıyoruz..
Aynı sarmalı tekrar tekrar yaşıyoruz..
Bir öyle bir böyle yorumlayıp günü güne taşıyoruz..
Cesaret sade korkmazlık değil..
Cesaret, korktuğunla yüzleşme, o sarmalı delip geçme;
başka ne yollar var görüp deneme gücünü kudretini ruhunda duyma demek..
Yüzleşeceğin zamanı doğru bilip aceleci ya da ihmalkar olmamak demek..
Bugün odaklandığın, ihtiyacın olan olsun..
Aslolanı yarına erteleye erteleye;
ruhunu sarartıp soldurmaya
hakkın(m)ız yok..

