Sunday, May 11, 2008

Küfkedisi..

Bi tek ismi güzeldi kitabının Ilgın Olut..
Ben de bir Küfkedisi yim..
Üstelik kitabındaki hataları yapmadan dönüştüm Küfkedisi ne..
O'nun gb tutunacak bir umudum da yok, ne yazık..
Kendine acımanın bir sınırı yok, evet..
Ama realizmin olmalı; sınırlarını zorluyor yaşadıklarım..
Sesini duymadığım, yüzünü görmediğim biri olmalı..
Bütün yaşananların bir yanlışlıktan ibaret olduğunu söyleyen..
Ölünceye dek beklemeye değebilir, biliyor musun; yeter ki son nefesten önce "sen haklıydın" diyecek olsun..
Kırık kalpler hissedilir biliyor musun.
Kalbin kırıksa neresi acır, kestirirsin..
Sanki eksilir, kırılır da düşer bir parça kalbinden..
İnsan nedir tanrım..
Hücrelerden, dokulardan, organlardan ve ruhtan oluşan bu varlık; tüm çelişkileri ve kötülükleriyle benden uzak durmalı..
Ta ki "O" gelinceye kadar..
Hep de böyledir, demiş Halil Cibran,
Ayrılık vakti gelmeden, sevgi kendi derinliğini bilmezmiş...
O kadar derinlere indim ki Sevgili Cibran, kendimi bile kaybettim ben bu derinlikte..
Hiçbir işe de yaramadı üstelik...
Elimde avucumda, kalbimde ruhumda derin derin yaralar açıldı üstüste..
Dikiş tutmaz oldu hayallerim, umutlarım..
Herşeyden vazgeçmek, teslim olmak dahi yetmedi; derdime derman olmadı..
Şimdi bir tiyatro kadar zor hayat..
Başkasına ait bir oyunda sürükleniyor gb.yim..
Keşke biraz daha adil olsaydı herşey..
Keşke verilen emekler her defasında boşa gitmeseydi..
Belki o zaman bu kadar yılgın olmazdım ben..
Belki o zaman "mutluluk" bir anlam kazanırdı gözümde...
Belki tekrar içten gülebilirdim, eskiden olduğu gb..
Şimdi herşey bitti, biliyor musun..
Deneye deneye, uğraşa didine bitti, üstelik..
Ben bırakmadan, o beni bıraktı yüzüstü..
Şimdi neden sürdürmeli bu hayatı, ne için, kim için, nereye kadar..
Gelişim bir hata ydı biliyorum, bir anlam aradım yıllarca ama bulamadım bir türlü..
Sonra geldiğim nokta baştakinden farklı değil..
Ben buraya ait değilim ve hiçbir çaba da bunu değiştiremeyecek..