Monday, March 30, 2009

"Çok kişisel olma.." dedi sn. herşeyi bilen..
Peki ne olmamı isterdin..
Malzeme iyi ama işçilik kötü, mü demek istiyorsun..
"Herşeyi bilenler, yüzüme bakıp, yanlışımı bulsun.."
demiş şarkı..
Hadi yüzüme vur yanlışımı ya da yanlışlarımı..
Hatalarımla barışıp dost olacak yaşa geldiğimi ne zaman farkedeceksin..
Ne zaman adımımı usulca atıp öte tarafa geçip asıl yerimi alacağım, ben bunu düşünürken..
Sendeki bu dünyevi telaşlar..
Gülüyorum ve tek kalemde geçiyorum..
Aramızda mesafe farkları, aramızda okyanuslar var..
Düşen bir helikopterde 6 kişi ölüverdi..
Donarak..
Hal böyleyken ben nasıl olur da uçup yanına gelebilirim, hem de ucuz bir intikam için..
Sabah olacak az sonra..
Saatleri ileri aldık yine..
Seçim yaptık, parmağımız boyanmadı bu kez..
Apereyimi yine kaybettim..
Pasaport resmi çektirmem gerek..
Brahms dinliyorum sürekli..
Ve diğer klasik müzik üstadları.. nı..
Fotoğraf makinam güzel evet..
Ama dilini çözemedim henüz..
Evet Berkun Oya nın filmini aldım..
İzlemem lazım bir evvel..
Tmm o zmn..
Kapatıyorum..
Tüm konuları..

My Mistakes Were Made For You

Güzel şarkı, dinlendikçe dinlenen..
Neye dönüşüyor bilmiyorum bu "şey"..
Bu kez bir deneme ve sınama ve cesaret..
"Ten points" bayım..
for you..

Monday, March 23, 2009

Sudan sebep..
Hepsi mi sudan sebep Sayın Tu..
Bu hayat, bu oyun, bu başa dönüp duran sarmal..
Hepsi mi sudan sebep..
Bıraksan beni, içimden taşıp saçılsa kendimden kalan son parçalar..
Hayır Tu, boyunca boyum olsa ve karşına dikilip gözlerine diksem gözlerimi..
-Hayır! desem.. Kesin ve kararlı bir "hayır"".. desem..
Ya da hayat.. Oyunlarını bırakıp, ne isen o olarak çıksan karşıma..
Diyecek ne çok sözüm var sevgili hayat..
Ardına saklandığın her oyun, güldürüyor artık, beni..
Kozamı delip günışığına çıktım, farkındasın..
Kanatları kırılmış olsa da, kelebekleri herkes sever..
Offf.. Çok saçma bu laf..
Gitmeliyim artık..

Sunday, March 22, 2009

Gittiğinden beri İstanbul'da yağmur üstüne yağmur..
Boğulacak koca şehir..
Onca su nerelere akar, nasıl kurur akşamdan sabaha sokaklar, caddeler..
Akıl karı değil anlamak..
Güzeller güzelim..

Wednesday, March 18, 2009

Rafocum, eski çamlar bardak oldu, biliyor musun..
Eriyip gitti boşlukta, suya yazılan derin sözler..
Hep en güzeldi, en derindi, en mükemmeldi.. ya hani..
Şimdi o sözler yok artık Rafo..
Alıp başını gitti anlam..
Bir şairin dediği gb..
Geride kalan büyük boşlukta birkaç sonbahar kaçkını, kurumuş yaprak..
Sephia bir fotoğraf kağıdı..
Bir şiir..
Bir ses..
Hadi Rafo, bir kadeh daha ekle, masamıza, şenlensin gecemiz..
Sen, ben ve biz Rafo..
Sadece üçümüz..
İçelim.. Sarhoş olup herşeyi unutalım Rafo..
Ayılana kadar içelim..
Masayı devirip olay çıkaralım..
Barmen yanımıza gelsin..
"Bi sorun mu var efendim" desin, biz gülelim Rafo..
Olmaz mı artık..
Çokmu kötü eklendi ucuca film şeridi..
Ağlatma beni Rafo..
Saygıda kusuru olmayan, pamuktan prensler var biliyorsun..
Ve iyi niyet elçileri, iyilik melekleri...
Of Rafo ben gidiyorum artık..
Flash back'ler beynimin içinde, aklıma egemen..
Kalamam artık bu karanlık seyr-i alem'de..

Saturday, March 07, 2009

Sevgili Rafo, gel seninle anlaşalım bu güzel kış akşamı..
Ben sana tüm sırlarımı vereyim, sen bana eksilttiğin tüm yaşamları..
Bir dünya içimde yanıyor Rafo..
Ağır aksak, tembel bir kambur misali; herkes görmezden gelecek, tüm kusurlarını..