Thursday, June 28, 2012

Yeterince beklerse, herkes bir gün haklı çıkar..
Zamanın bir kesiti onu haklı çıkarır, ya da...
Oysa güzel olan uygun zamanda, uygun şekilde haklı çıkmak...
Beklemek her zaman sıkıcı ve zor..
Sabretmek başka, katlanmak başka şey..
Offf...
Bunalımlarla yeldeğirmenleri..
Kardeş bu yüzyılda..

Labels:

Wednesday, June 27, 2012

Sözcüklerle yürüseydi hayal gemisi..
Ne güzel olurdu halimiz..
Eylem için azim,
inanç,
irade gerekmeseydi..
Şimdi hepimiz çok mutluyduk gerçekleşen düşlerimizle..
Tmm gördüm.. Yine sağlam bir sınavdayım..
Zaman kısıtı, imkan kısıtı, mücbir sebepler..
Off..
Beynimin mengenede kalmış hali bedenimi mahvediyor..
Depreyonist kaygılar ve semptomlar içerisine girdim..
Buradan da bir hayır, çıkacak ama..
Fırtına pek yaman, göz gözü görmüyor şu an...

Labels:

Tuesday, June 26, 2012

Hey, siz...!
Ruhunuzun sesini gürül gürül duydunuz mu hiç?
Aklınız, şartlanmalarınız, mahalle baskılarınız; kıstırıp susturdu ya köşeye..
Dağıtıp tüm kara bulutları..
Ruhunuzu karşınıza alsanız ve okşasanız..
Neler söylerdi size..
Rengarenk olduğunu görseniz ne şaşırırdınız
gündelik hayattaki halinize...?

Friday, June 22, 2012

İmkanı olsa defalarca yeniden yaşasam dediğin anların var, değil mi..
Zamanın kara deliğinde kaybolmuş, zihninde yeniden üretip durduğun..
Mutluluğun donmuş, diğer nesnelerden ayrılmış görüntü yedekleri..
Aşk mı süslüyor o kareleri, başarı mı; yanında mı şimdi o, yoksa çok uzakta mı?
Ya bugün, yarına saklayacağın mutlu bir kesite dönüşsün diye, ne yapabilirsin;
düşün hadi..

Thursday, June 21, 2012

Aşk insanı aptal eder..
Kul köle, esir eder..
Seve seve süründürür..
Heyecanı, beklemeyi, sabrı öğretir..
Yeni birşey söyleyemem size, aşk acıtır..
Acıdır..

Wednesday, June 20, 2012

Coelho der ki; en kusursuz cinayet, yaşama sebebini öldürmekmiş..
Hayatlarımızda cesaret verenler, destekleyenler; yanımızda olanlardan çok,
anlattıklarımıza boş gözlerle bakanlar olması, bu cinayetin sıkça işlendiğinin ispatıdır..
Derinlere ne zaman inseniz, yüzeyden bakan makyajlı, parfümlü, toplumsal hizada kusursuz bir asker bulursunuz..
Hayatta etkileştiğiniz insanlara dikkat edin-iz-..
Enerjinizi çal-a-masınlar..
Sizi kalıpların içine çekip bir örnek yapamasınlar..
Ağırdan alıp sakin sakin oturuyorum hayatın merkezinde..
Hep koşturmacadan duyamıyoruz sandığımız sesi, sakinlikte dinliyorum..
Ölümler oluyor gencecik ve ani..
Deniz mevsimi, tatil mevsimi..
Mavilikler içinde elde bira pozlar veriyor tanıdıklar, ahbaplar..
Şişenin dibinde, denizin kumunda arıyorlar, gaybları.
Hayat iki yüzünde de çok acımasız..
Vicdanı olanlar var, olup da duymayanlar var..
Mutluluğu aşklarda, bedenlerde arayanlar; parada güçte arayanlar..
Biz aranıp dururken pat diye kapatıyorlar ışıkları..
Donuveriyor kanımız...
Ölüveriyoruz sorgusuz sualsiz..

Thursday, June 07, 2012

Hey!.. Madonnaa....!

İstanbul'a geldin, konsere çıkacaksın birkaç saat sonra..
Cür'etkarlık timsali enteresan kadın..
Başarının tüm lekeleri çıkardığına ispatsın..
Kadın olmanın gücünü,
bakışlarından, duruşundan anlatansın...

Wednesday, June 06, 2012

Elimde kitabım, balkon masamda, tatlı bir melteme karşı okurken..
Çocukluğuma gittim..
Uzun ve güzel yaz tatillerime..
O tadı yeniden hatırladım..
Mutluluk bir pırıltı olarak uyandı içimde..
Çocuktum ama
farkında değildim..
Şimdi büyüdüm ve
bu'nu farketmeye başladım.
"Ben" çığlıklarla duyurmayı bıraktı,
serinkanlılıkla gösteriyor kendisini..
O'na saygı duyuyorum, beni bu halimle varettiği için..
Kendime sonsuz bir saygı duyuyorum.

Monday, June 04, 2012

İster susup kalırsın, baskıya boyun eğersin..
İster halini vaktini, tavrını değiştirmeden, bildiğine emin adım gidersin..
İlkinde ömrünü tüketmiş, ikincide yaşamış olursun..
Duruşunla sen, günü harcamadaki özeninle sen..
Attığın her adımla sen, imzanı atıyorsun bile isteye..
Susturmaya çalışmakla, izahle şunla bunla vaktini tüketme..
Bil ki geçiyor her saniyen büyük bir hızla.
Sana ayrılan sürenin sonuna geliniyor, bağıra çağıra..
Bırak zaman savurganlığını, kes at üçüncü göz prangalarını..
Kendin olma masalında, efsaneyi kovala;
berabere bitmesin bu müsabaka..

Friday, June 01, 2012

"Bunca yıl sonra ortaya çıkardığın kişiden memnun musun? Yapabileceğinin en iyisi bu muydu?" demiş tırtık.. Zaman zaman düşündüm.. Cevabı belli bu sorunun asıl can alıcı noktası beş harfli.. "Neden?"