Sunday, July 20, 2008

27/07/2008 16:44


Garson..
Siparişimiz çok gecikti..
Keşke söyleseydin..
Boşuna beklemeyin, deseydin..
Bekledikçe daha da acıktık, hem susadık...
Şimdi kalkıp gitmek..
Olur olmasına ama..
Neden garson..
..

Ceplerimde misketleri gıcırdatmak..
İstiyor muyum sevgili benlik..
Bakışıma gülüşüme yerleşen bu korku, kalıcı mı artık..
Sahiden mi mutsuzum ben..
Sahiden mi yaşadım o anları..
Sahiden mi ezildi kalbim, ruhum..
İnancıma açılan bu yaralar.. Yara üstüne yaralar..
“Mutluluk senin içinde.”, demişti, eskilerden Meltem Hoca..
Tam 10 yıl sonra yeniden bulduğum çılgın hocam..
Değil hocam..
Mutluluk kime gidecekse önceden yazılı, çizili..
Bir kuru yaprak gb rüzgar önünde serseme döndük boş yere.. Yıllarca..
Bir kuru yapraksın sen; haddine mi yolun çizmek..
Misketleri gıcır da gıcır birbirine sürtsen ne olur..
Boz oyunu başla yeniden.. Deme bana..
Ziyana alışmış benlik, uzatma artık..
“Pınarından özgürlüğün al bir yudum; çek bir soluk, rüzgarından sevdamızın”
“Seni benden ne bu kapı ne bu duvar ayıracak, seni ne bu kara kara gelen ölüm”
Yalan..
Hiç utanmadan kocaman yalanlar söyledik benliğim benim..
“Yetişmiyor sana sesim, bekliyorum gelmiyorsun; yıllar geçti mevsim mevsim, bekliyorum, gelmiyorsun..”
Gelme sevgili giden..
Gittiğin yerde günler, aylar, mevsimler eskit..
Ama gelme..
Adımı bile anma..
Yüzümü, sesimi.. Unut gitsin..
Çünkü o her kimdi ise..
Ben de unuttum..
Ben beni unuttum..
Benliğimi unuttum..
Sen beni bırakıp gittiğinde..
Silindi aklımdaki herşey..
Bir çekmece minik hayal var..
Açmıyorum onu hiç..
Bir çekmeceye sığacak kadar küçük hayaller var.. dı..
Unuttum onları.. da...
Ben demesem de unuttun ya..
Yine de arada aklına gelirse sen hemen unut beni..



20/07/2008

Romantik düşlerin var mı senin küçük kız..
Kendine güvenin bi dünya, ukala tavırların diz boyu..
Saçlarını savura savura akar mısın gecelere gündüzlere.
Dalar mısın yerli yersiz her tümceye her heceye..
Kesin yargıların var mı hayata, insanlara, evrene dair..
En başından çözdün mü herşeyi, yaşından başından büyük mü tespitlerin..
..
Gülerim sana küçük kız..
Kalbinde bir tek çizik olmadığı ne çok belli..
Geçen yıllar sıkıştıracak her bir yandan, küçülecek bedenin..
Sus pus olacaksın; aklına fikrine, kalbine tedbirler konulacak bi dünya..
Keşke diğerlerine benzeseydin küçük kız..
Belki o zaman, canın acımazdı bu kadar..
Tanrım..
Keşke bana bir kapı açsan..
Çok düşündüm;
yokluğun kapısı da olabilir..
Hiçliğin kapısı da..
Anlaşılan mutluluk kapısı benim boyumu aşıyor..
Öyle ise neden taşımalı kaygı yüklü bu bedeni..
Geceleri korkulu rüyalarım..
Gündüzleri kaygılı adımlarım..
Gözyaşından tuza bulanan yastıklarım..
Bir kapı tanrım..
Aydınlığa değil anlaşıldı ama en azından hiçliğe giden..
Tez elden..

Saturday, July 12, 2008

Bugün cumartesi sevgili günlük..
Dün bir çığlık duydum telefonda..
Bir takım sözler duydum, sesine yabancı..
Açık açık anlatsam anlar mısın beni, anlasan ne işe yarar, emin değilim..
Ama ben sustum, biliyor musun..
Hem geçici değil bu suskunluk.
Bundan sonra hep susacakmışız uzak uzak..
Büyük adamlar öyle istemiş..
1500 kişi, 120 sayfa bizi konuşup; "susun artık" demiş..
Kalbimdeki yara kalbim kadar artık..
Ben nasıl susmayı başaracağım bu halimle. :(