"Hickimse topraktan su cikarmaya calisip da onca emeginden sonra, topraga "al toprak bu da senin" hakkin demez, butun suyu kullanir ."
da mı dedin..
Hmm...
Uzun uzun düşünsem mi acaba..
Açılan kanallar sularla dolsa mı zihnimde..
Şimdi evirip çevirip gövdesi kaba saba ve biçimsiz bu nesneye elbet bir isim bulabiliriz..
Fakat buna hiç istekli değiliz..
Sevgili Tu..
Hmm..
Yahya Kaptan demek..
Bin adet bina ve 17. kat..
Hmm..
Bi de yürüyüş yolu var tabi..
Ah..
Unutuyordum, Sn. Huvaj var bi de..
Neydi..
Mmm...
Maykop, demişti..
Uydurma bir isme benziyor ama değilmiş..
Off tanrımmm....
Kandillerin en güzellerinden birindeyiz, ilklerinden çünkü..
Arınsak bu gece, senin huzurunda...
Şefkatin herşeyden yüce, merhametin herşeyden bol..
Bizi sarıp sarmalasan, kurda kuşa yem etmesen Tanrımm...
Ne güzelliklerin var, hayranlığım dizboyu..
Yeryüzüne inmiş meleklerin var, ete kemiğe bürünen..
Ve içimizde isyanlar çıkaran kötü kalpli bezdiricilerin..
Tanrımm sen uçsuz bucaksız okyanusları ve içinde yaşayan milyonlarca canlıyı milyonlarca yıldır yaşatansın..
Benim içime bi dünya hayatı sığdırıp yarın elimden alacak olansın..
Nicelerinin elinden alınmışken, lafı mı olur..
Ama tanrımm...
Güzelliklerde yansımaların var ve sen çok güzel olmalısın..
Aklımızın almayacağı herşeyi yaratansın ve kimbilir daha neler bekliyor bizi sırlı kapının ardında...
Tanrımm..
Seni sevenlerin ve yaşayanların mutluluğu ne güzel..
Ama ne az tanrım, sendeki merhameti, aklı, mucizeyi yansıtan kulların..
Bizi onlarla tanış etsen, ruhumuza iyilik versen.. Telaşlardan, korkulardan, acılardan.. Arınmaya, dinginliğe, mucizeye.. Yol alabilsek..
Keşke..