Tuesday, September 25, 2012

"Nice gördüm dizlerini döveni, giden ömür geri gelmiyor canım.." dedin ve gittin bu Yalan Dünya'dan..
 
Neşet Ertaş; sesine, sözüne, müziğine, efkarına, umuduna, ne zaman duysak kulak kesilip dertlendiğimiz şarkılarına bin teşekkür..
Ağlat bizi, güldür bizi, umutlandır..
Kendin gb olarak, nasıl da gönlündekileri açtın bir bir..
Sendeki cesaret, bizde nerde söyler misin?

"Bir anadan dünyaya gelen yolcu
Görünce dünyaya gönül verdin mi?
Kimi böyük, kim böcek, kimi kul
Marak edip heçbirini sordun mu?
Bunlar neden, nedenini sordun mu?"


Sor..

Saturday, September 15, 2012

Sıkı sıkı tutup korusan da, bin önlemler alıp sakınsan da..
Olacak olan olur bazen...
Ne yapsan ziyan olur ne düşünsen hükmü düşer..
Sen yürürüm, koşarım, öğrenirim sanırsın ama..
Gün gelir yerle yeksan olur tüm bildiklerin..
O sebepten, öğrenmeyi fazla abartma..
Çünkü sınırsız ihtimaller karşısında; tecrübelerin cılız kalır, çoğu kez..

Monday, September 10, 2012

Kusura bakma ama, kimse sendeki yetenekleri, değerleri, incelikleri görecek durumda değil..
Bunları ortaya çıkarman için sana cesaret de verilmeyecek...
Ya hep erteleyip uzun vadeli planlarda soğutacaksın kararlarını
ya da akıllıca bir iş yapıp yola çıkacaksın..
Biliyor musun, zor olan; yaşadığın acı ile dünyanın durduğunu sanmak değil,
acına rağmen dünyanın dönmeye devam ettiğini bilmek, kabullenmek..
Sonra bunlar sıklaştıkça alışmak..
Kafanı çevirip kendini başka bir yerde hayal etmek..
Kendi başına geleni başkasının hayatıymış gb seyretmek..
Aslında hayatta hiçbirşey öğrenemediğini görüp, kendine olan inancından şüpheler etmek...
Koyduğun hiçbir varış noktası, yeni başlangıçlara gebe olamayacak, diye üzülmek..
Filipinlere gidenler var bi yerlerde..
Berrak sular, beyaz kumlar, mavi yelkenliler..
Ne mutluydu tatil fotoğraflarında o-çocuğu ve eşi..
Oysa fotoğrafın geri planında Filipinli çocuklar, adamlar ve kadınlar mutluluktan ne kadar da uzaklardı...
Oysa deniz aynı, kumlar ve yelkenli de orada..
Ama kanoda kürek çeken adam,
midye ayıklayan kadın ve okula giden Filipinli çocuk..
Aynı manzarada baktığı başka pencerelerde mutsuzlugu ve korkuyu görüyorlardı..
Ve sen acın tazeyken güneşin doğuşuna acıyla ve isyanla bakarken;
yandaki bankta umutla bakan birileri
vardır mutlaka..

‎'Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp sessiz erdemlerimi eleştirmeye başladığında doğdu.' Halil Cibran

Saturday, September 08, 2012

Bi vakitler hayatınıza sızıp sanki uzun yıllardır sizinleymiş gb samimi olduklarınız...
Hani hep varmışlar ve hiç gitmeyecekler gb hissettirenler..
Şimdi neredeler?
Bir 'merhaba' bile çok gelecek şimdi, ne tuhaf..
Oysaki ne çok alıştırmışlardı,
ne güven verirdi, ne tatlıydı konuşmaları..

Thursday, September 06, 2012

Bastırmaya çalıştıkça, üstünkörü geçip yoksaydıkça büyüyor içindeki huzursuzluk..
Kabullenmekten önce bi açıp ne varmış içinde diye görmek, düşünmek, anlam verip güneşe çıkartmak...
Zor mu?
İçinde, zihnindeki anlam dünyanda her ne yaratıyorsan, nasıl bir filtre uyguluyorsan;
gördüğün herşeyi ona yorman çok mümkün..
Güneş her zamanki gb parlarken;
ona hüznü yakıştırman; senin kendi ruh dünyandan bir yansıma..
Soğuk ve karanlık zihin odalarında dolaşırken, korkma ve ışıkları yak..
Tozları temizle; dağınıklığı toparla..
Renklerle oyna, eskimişleri at; daha fazla taşıma..
Ruhunu, zihnini, kalbini hafiflet..
Ki yer aç yeni geleceklere..
Eskimiş fikirlerine dört elle sarılmayı bıraksan..
Seni yaşlandıran durağan düşünce kalıplarını bir kırsan..
Aydınlanmak için ışığı açmana gerek kalmayacak...
Gözlerin kamaşacak; seve isteye dalacaksın;
düşüncelere, fikirlere, duygularına...

Tuesday, September 04, 2012

Korkmasan mesela..
Hafifleyeceksin..
Kılık değiştirse de bazı duygularla..
Temelinde korku yatıyor yaşadığın pişmanlıkların, kızgınlıkların..
Korkmadan duygularına ses ver..
Düşüncelerini özgürleştir..
İnandığın ve hayal ettiğin yerlerde,
sana iyi gelenlerle iletişimde ol..
Akıl okumaları bırak..
Yaşamaya bak..

Monday, September 03, 2012

10 genç daha gitti..
Yarın gidecek 10 genç şu an bu ihtimalle kafası bulanık sabahı zor edecek..
Ailesini arayıp "ben iyiyim" diyecek..
Bizimki de dedi..
Kardeşim, 'ben iyiyim' dedi..
Çatışmanın seslerini dahi duyduğu mesafeden,
sıra kendisine gelmedi, diye şimdilik şükretti..
O'ysa bu dünyada bizden çok daha az kalıp geride sevdiklerini bırakıp gidenler..
Hepimizden bir parçayı alıp da gittiler..
O'ndan ötürü utanacağımıza;
'vicdan yorgunluğu' ve kanıksamış halimizle..
Ne kadar da benciliz dostum..
:/

Saturday, September 01, 2012

'İçindeki çocuk kaç yaşında?' diye sordu.
Cevap veremedim....