Saturday, August 21, 2010

Tadı doyumsuz bir lezzet..
İçine akmaya kıyamadıgım bir düş..
Ne olacağını bilemediğim bir yakın gelecek..
Duygu karmaşası..
Off sıkıldım... dedirten bir an..
Sen, ben, mahalle baskımız..
Gözler gözler..
Daraldı alan, daraldı mekan..
Nefes almak için yükselmem gerek..
Fısır fısır...
Susun... !

Tuesday, August 17, 2010

Hep tekrar hep tekrar ama lezzeti doyulmaz bir ziyafet hayat..
Yaşamak bir ritüel..
Sevmek, sevilmek, beğenmek, beğenilmek..
Toprağa karışmak, çokluğa karışmak, sonra yalnızlığa kaçmak..
Hepsi doyumsuz bir tad..
Fotoğraf kareleri hayat..
Mutluluklar, an'lar dan örülü birer film..
Snapshot..
O gülüş, o bakış, o söz..
"Sevgilim, sen yok sa sevgilim olmayabilir misin" diye boşuna demiyor şair..
Sevgim, içim, ruhum..
Haydi silkele tozlarını..
Pırıl pırılsın bak..
Kocaman bir yanılsama hayat..
Boşgeç..

Sunday, August 15, 2010

Sakıncalarım var(dı) bebeğim..
Gözlerindekini görmemek için kaçmışımdır, çok insani..
Hep sınırlandırılıp şekillere sokuldu aklım fikrim..
Güçsüzlük mü, umarsızlık mı, tembellik mi..
Nedenini çok bulmak istedim..
Gittim, gittim, geri dönemedim..
Paramparça şimdi..
Büyük büyük parçalar hayatım..
Dağıldı kaldı..
Hepsini tek tek alıp seviyorum..
An'ları hatırlıyorum, safirden kıymetli an'ları..
Bebeğim..
Sevgilim..
Bu kadar hüzne dalmamıştım nicedir..
Sevdin mi beni..
Uzun uzun..
Anladın mı, anladık mı..
Şimdi kim koşsa yetişemez..
Herşey orada kaldı..
O "an" evrenin sonsuzluğunda yaşan(ama)dı ve herşey için artık çok geç..
"Parmak uçlarım, tanımak istiyor seni..
Dokunmak istiyor, çocuklar gb..."
Derken duşakabin ararken buluyorsun kendini..
Ankastre beyaz eşya..
Mağazalar..
Markalar..
"Önümde uzayıp aksın, bir su gb, merak ettiğim gövden"..
Kafamı karıştırıyor bu şarkı..
Beni çekip duygularımı bulandırıyor..
Belki bulantı değil, netleştiriyor..
Kalbimde bir his..
Adı ne bu hissin..
Özür dilerim..
:(

Saturday, August 07, 2010

Evet evet nişan yaptık..
Evet evet yüzük taktık..
Evet evet ankastre.. Mutfak dolabı, kalebodur, ıvır zıvır..
Falan filan..
Kabarık lila elbisem, Alev'in üzerinde şimdi..
Off sıkıldım elbisemden..
Evet evet Balkanlar da çok yorulduk..
Çok uyuduk, çok inip inip tuvalete gittik, sonra geri otobüse bindik..
Ah prensim hep yanımda, hep sever beni, hep gülümser, hep duygulanır..
Ah be kuzu, iş-güç yormasın kalbini..
Al ceketini çık da git..
Kapat da kapıyı üzül sonra..
Ah be kuzu sık dişini..
O'nsuz da olmuyor, onla da hayat..,
Ah be kuzu işsiz güçsüz olmak kolay mı bi başına..
Para yok pul yok..
Sık dişini olmaz mı..
Off sıkıldım, bi sıcak bi sıcak..
Hep yağmur yağdı bu yaz bi sürü..
Ama sıcak işte, kurak kurak..
Ağustos'un bilmem kaçındayız kuzu, olsun o kadar..
Ha evet bi büyük, bi küçük sandık aldık; üstü kalpli, beyaz beyaz..
Odam aldı başını gider kuzu..
Off dünya işleri beni telaşa düşürür kuzu, ne fani ne kötü şeyler bunlar..
Ah be gülbeşeker, ben de seni sevdim n'olucak?