Wednesday, September 16, 2009



Elif, Lam, Mim.

İnsanlar, (sadece) “İman ettik” diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?

Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir.

Yoksa kötülükleri yapanlar, Bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar?

Kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Allah’ın (tespit ettiği) süresi yaklaşarak-gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

(Ankebut Sûresinin 1-5. Ayetleri)

Saturday, September 12, 2009

Aşkım seni su gb uyuttum ben; içimde..
Sen bir meleksin benliğim;
şimdi şu an anlıyorum ki; anlaşılmamak onların sorun kipi..
Kıvrımların içine girip kaybolamamak; anlam denizinde engin engin yüzememek.
Çırılçıplak kalıp kendinden geçememek..
Şimdi hepsini toplayıp birer birer yaksam demem de boş,
yakmana değer olmalı; bundan anlar olmalı; yaptığın eylem sonuçlarına müjdeli kapı açar olmalı..
Kalkıp gideceğiz uzun uzun az sonra; çok da tın, diyeceğiz birbirimize;
anlamını alıp git; öfkeni alıp git; sığlığını cebinden çıkartıp git.
İmgelerle ve soyutlukla verdiğin imtihandan geçemediyse aklı evveller;
sıcak çayını alıp balkon kapısından geç; iftardan sonra, sahura karşı..
Sana kendimi veremiyorum yıldızlı Bekri ve takımı..
Sıyırıp ayırıyorum hatta kendimi; senden ve ötekilerden; özenle; kararlılıkla..
Burası iyi, burası güzel; herşeyden ve hepinizden güzel..
Bir kuş gb hafifledim ya yıllar sonra..
Değmeyin keyfime sevgili asilzadeler..

Friday, September 11, 2009

Ama bi işe yaramadı.. :(

Sel olup aktı İstanbul..
Öldü bebek Dila..
Öldü insanlar, hayvanlar..
09.09.09
Dokuz'un lanetli tekerrürü üstümüzde yağdı gürledi..
Tüm bunlar olup biterken;
bulmuşum da işe yaramamış; kim takar söyler misin Bekri..
Tırlar, arabalar, evler, halı sahalar, apartman boşlukları, dere yatakları..
Sel olup aktık İstanbul..
Akıttık pis sularımızı..
Yıkandık da kirlendik..
Çamurlara bulandık..
Ne çok ağladın İstanbul;
irin gb aktı yaşın dizine..
Tükendi sabrın; taştın sokaklara...
Seni seviyorum İstanbul..
Bunu biliorsun; yetti, yeter bu kadarı..
Seni seviyorum İstanbul..
Ağlatmaya kıyıyorum bu sebepten..
Aksın gözyaşların dizine;
ağla kollarımda güzel şehrim...
Püskül saçlım; nar tanem; sabah ezanım..
Denizim, vapurum; çayım simidim..
Yeşil hatlı otobüsüm; tıka basa trafiğim..
Anlamım, anlamsızlığım..
Hayatımı içinden geçirdiğim güzel şehrim..
Beni bir tek sen anla..
Ama tam anla dünya tatlım; gülbeşekerim..
Kaderimi çizip üzerinde yürüdüğüm tatlı şehrim..
Seni seviyorum şehrim; sana üzülüyorum bitanem..
Kıyamıyorum sana bakmaya; yine de sen ağla..
Hiç gözyaşı, hiç keder kalmasın içinde..
Sabaha gelecek belediye ekipleri;
toplayıp akıtacaklar kanallara;
sana acı veren, içindeki tüm irinleri..

Wednesday, September 02, 2009

Buldummm.....................

Sonunda buldumm....
Şu pencereyi açıp bas bas bağırsammm..

Olur mu ki...

Seviyorum ulannn.... :)