Friday, August 29, 2008

Sarımtırak bir ruh hali seninkisi..
Eskitilmiş, ince ince..
Ruh ve beden bazen zıt düşer birbirine..
Sonra bir ömür boyu acı çeker insan..
Çözümü yok sevgili eski kötü anılar..
Durup durup sizi çıkarmadan da geçer bu hayat..
Gelecek, geçmişten alınan birkaç dersle geçecek ise;
Sınıfta kaldığını kabul edeceksin..
Israrla yapmıyorsun ama, bir kadeh şarap ve bir adet uzun marlbora..
Tellendire tellendire efkar çekeceksin..
Kalanı sade teferruat..
Göreceksin..

Thursday, August 28, 2008

511 numaralı oda..

Sevgili Sarımsaklı havalisi..
ve 511 numaralı oda..

Erdoğan Otel..
ve tuhaf sahibesi Ayşe Hn..

Sizin de havanızı alıp döndük yine kendi yuvamıza...
Yolda öğrendim ki "en gizli lafımı Taksim Meydanı'nda söylerim" demiş Çetin Altan..
İnanılır olsa bari..

Zamanın uzun uzun uzadığı bir yer Sarımsaklı..
Işıl ışıl denizi var, boyunuzu uzun uzun aşmayan..
Kumsalı var enine boyuna..

Acının yüzölçümü yeryüzünden büyük ve bu sebepten tebdil-i mekanda pek de ferahlık yok be usta.. Demiş miydi minik serçe..

Demişti elbet..
Ama gidip görelim istedik, var mı bi kusur bu işte..
Gittik ve de gördük..


Sevgili, güzel, bitanecik yaralı kuşum..
Kısadan uzun, uzundan kısa harap ömrüm..
Ellerinden, gözlerinden, duruşundan akıyor,
artık bu alem sana yabancı..
Sayılı günler geçip gitse, ruhu teslim etse beden..
Kurtulduk diye sevinecek zahir..
Öyle ise kır dizini, bırak acına methiye düzmeleri..