Bazen acın orada durur ve sen onu yaşamak istemezsin..
Koltuğun altına bakar, gazetenin ilanlarını okur;
görmezden gelirsin..
Kalkıp bir bardak su içer, tv.da manasızca kanal değiştirirsin..
Perdeyi aralayıp camdan dışarı bakar ve tekrar o koltuğa dönersin..
Oysa sesine, bakışına siner çektiğin acı..
Görmezden gelmenin her bir zerresi beden dilinde hayat bulur...
Ve sen sessizce sönmesini beklersin..
Seni yutmasından korkacağın kadar büyük acılarda;
değişmez yazgı budur..
Kim demişti, küçük acıların konuşkan; büyük acıların dilsiz olduğunu..
Tam isabet etmiş, derim; bunu her yaşadığımda..
Koltuğun altına bakar, gazetenin ilanlarını okur;
görmezden gelirsin..
Kalkıp bir bardak su içer, tv.da manasızca kanal değiştirirsin..
Perdeyi aralayıp camdan dışarı bakar ve tekrar o koltuğa dönersin..
Oysa sesine, bakışına siner çektiğin acı..
Görmezden gelmenin her bir zerresi beden dilinde hayat bulur...
Ve sen sessizce sönmesini beklersin..
Seni yutmasından korkacağın kadar büyük acılarda;
değişmez yazgı budur..
Kim demişti, küçük acıların konuşkan; büyük acıların dilsiz olduğunu..
Tam isabet etmiş, derim; bunu her yaşadığımda..


0 Comments:
Post a Comment
<< Home